banner84

banner93
18 Nisan 2021 Pazar

Alparslan Türkeş'in oğlu Kutalmış Türkeş Babasının Mezarına Alınmadı
banner31

Doğu Türkistan Zulmü İstanbul'un Sesi Radyosu'nda Dile Getirildi

Dünya'nın gözleri önünde cereyan eden Çin zulmü ne yazık ki herkesçe görmezden gelinmeye devam ediyor. Bu görmezden gelemelere rağmen duyarlı çevreler ısrarla bu zulmü dile getirmeye ve Doğu Türkistan'da yaşayan soydaşlarımızın sesi olmaya gayret gösteriyor. İşte bu gayretlerden bir tanesi de 9 Aralık Pazar günü İstanbul'un Sesi Radyosu'nda Müslüm SÖYLER'le Başka Açıdan'ın konusu oldu.

10 Aralık 2018 Pazartesi 15:28
Doğu Türkistan Zulmü İstanbul'un Sesi Radyosu'nda Dile Getirildi
banner54

91.8  Frekansıyla yayın yapan İstanbul'un Sesi Radyosu'nda Tuğra Sigorta katkılarıyla yayınlanan Müslüm SÖYLER'le Başka Açıdan Programına konuya duyarlı bir vatandaş katıldı. Nurbay ACAR isimli vatandaşın anlattıkları dinleyenlerce büyük ilgi gördü ve mesajlar peşpeşe gelmeye başladı. Programa telefonla katılan Dünya Doğu Türkistan Gençler Birliği Başkanı Abdülaziz KARAHANLI yapılan canice baskı ve asimilasyonların Doğu Türkistanlı soydaşlarımıza uygulandığı binlerce soydaşımızın da katledildiğini açıkladı. İstanbul'da bulunan Doğu Türkistan derneklerinin neden biraraya gelip güç birliği yapmadıklarını eleştiren Nurbay ACAR, önce kendi aramızda bir birlik sağlayıp bu birliği tek yumruk haline getirerek Çin Devleti'nin kafasına vurmalıyız dedi.
Her ne kadar durumun ekonomi ile bağdaşlaştırılmaya çalışılmasının biraz konuyu saptırmak olduğunu belirten program sunucusu, gerekli desteği devletimiz zaten üst düzeyde yapıyor.Önce nasıl ki yumruğumuzun güçlenmesini istiyorsak, devletimizin de desteklenip güçlenmesi güçlü bir devlet olduğumuzda bu sorunların temelden çözülmesi en doğru harekettir dedi.




Peki şöyle bir Doğu Türkistan hakkında konuya bakış açısını geçmişten bugüne inceleyelim..


 Doğu Türkistan meselesi, İslâm dünyasının kendi meselelerini kendi kendine tartışamadığını gösteren yeni bir örnek; konuya dâhil olanların da suret-i haktan görünüp Müslümanlardan önce kendi çıkarlarının peşine düştüğü bir ihmal alanı maalesef.

Devasa bir Türkistan coğrafyasının doğu yakasını teşkil ettiği için bu isimle anılan Doğu Türkistan, 1884’te Çin tarafından işgalinden bu yana huzursuzluğu sürmüş bir bölge. “Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti” ve “Doğu Türkistan Cumhuriyeti” adıyla kurulan bağımsız yapıların 1938 ve 1949’da ortadan kaldırılmasından bu yana, Uygur Türklerinin üzerinde baskılar da gün geçtikçe yoğunlaşmış.

1976’da Çin Komünist Partisi’nin kurucusu Mao Zedong’un ölümüyle birlikte, parti ve ülke içinde patlak veren çatışma, Doğu Türkistan’ın kısa süreli bir rahatlama yaşamasına yol açtı. Eski düzenin devamını savunanların Mao’nun karısı Jiang Qing’in arkasında toplandığı çatışmadan, ılımlı kanadın lideri Deng Şiaoping galip çıktı. Deng’in yönetimi tamamen eline aldığı 1978’den Tiananmen Meydanı olaylarının yaşandığı 1989’a kadar geçen süre, Doğu Türkistan için kelimenin tam manasıyla bir bahar dönemidir.

Özellikle din, dil ve kültür alanında büyük bir serbestliğin yaşandığı bu 10 yıllık sürede, Doğu Türkistanlılar, önceki dönemlerin baskı ve acılarını unutacakları bir rahatlığa kavuştu. Tiananmen Meydanı’nda yaşanan başkaldırı ise, Çin yönetiminin yeniden Doğu Türkistan’ı zapturapt altına almasına yol açtı. O zamandan günümüze, yaklaşık 30 yıllık sürede, bu baskı her geçen gün daha da ağırlaştırıldı.

İbadet hakkının kısıtlanmasından kültürel değişim için gençlerin “eğitim kamplarına” kapatılmasına, ticaret ve seyahate getirilen engellemelerden başörtüsü ve sakala koyulan yasaklara, Doğu Türkistan bölgesi, Çin yönetimi tarafından bugün adeta bir ortaçağ karanlığına sürüklenmeye çalışılıyor. Doğu Türkistan’ın bir daha bağımsızlık rüyası görmemesi ve Çin’e kayıtsız-şartsız itaati için, Pekin yönetimi Uygur Türklerinin dinî ve kültürel kodlarını tamamen silmek ve onların benliğini yeniden inşa etmek peşinde.

***

Çin’in neden Doğu Türkistan’ı böylesine baskı altında tuttuğu sorusunu sorduğumuzda, karşımıza bölgenin stratejik konumu, yeraltı zenginlikleri ve insan kaynağı çıkıyor. Çin, böylesine önemli bir bölgeyi elinden kaçırmak istemiyor. Doğu Türkistan halkını tamamen katledemeyeceğine göre, onları kendisine itaatkâr kılmak ve böylece bölgedeki kontrolünü sürdürmek stratejisini uyguluyor.

Doğu Türkistan’da Uygur Türklerinin yaşadığı sıkıntıları ve zulümleri öne çıkaran haber kaynaklarının ABD ve Avrupa merkezli oluşu da bilhassa dikkat çekici. Bunların dertleri elbette Müslümanların başına gelenler değil. Doğu Türkistan’daki mezalim üzerinden, Çin’e gol atmak ve bu stratejik bölgeyi tek başına kontrol etmesinin önüne geçmek. Dertleri bu.

İşin en acı tarafı: Doğu Türkistan’da yaşanan zulümler de gerçek, Batılı ajansların bu zulümleri öne çıkarıp gözümüzün içine sokarken bambaşka ajandalar peşinde koştukları da. Müslümanlar, asla kendilerinin lehine adım atmayacak olan bu iki blok arasında preslenmiş vaziyetteler.

“Doğu Türkistan Davası”nı dünya mahfillerinde seslendiren ve en önde görünenlerin birçoğunun ABD ve Avrupa tarafından kollanıyor oluşu da, Doğu Türkistan meselesinin bir başka acı tarafı. Ürümçi’de, Kaşgar’da, Aksu’da gözlerinde yaşlarla kurtuluş bekleyen Uygurlar, kendilerini siyasi hesaplara malzeme yapmış dünya devlerinin insafına kalmış durumdalar.

***

Doğu Türkistan meselesi, İslâm dünyasının kendi meselelerini kendi kendine tartışamadığını gösteren yeni bir örnek; konuya dâhil olanların da suret-i haktan görünüp Müslümanlardan önce kendi çıkarlarının peşine düştüğü bir ihmal alanı maalesef. Tıpkı Suriye, Yemen, Irak ve başka coğrafyalar gibi…

Untitled 1

Avcılar Tabela Neon
Avcılar Tabelacı- Avcılar Neoncu
Tabela - Neon - Avcılar - Reklam

Anahtar Kelimeler: Doğutürkistançinzulmü

    Yorumlar

banner47
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV
banner83